YENİ GÖZDE, AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ

Author

Categories

Share

Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesine Türk iş dünyasından sürekli artan bir ilgi olduğunu belirterek, “Şimdiden inşaatta malzeme, ekipman, hizmet tedarikini gerçekleştiren ve çeşitli çalışmalar yapan 400’den fazla Türk şirketi yer alıyor. Bugün Türk tedarikçilere verilen sipariş hacmi 2 milyar doları aştı” dedi.

Akkuyu NGS projesini, ‘dünyadaki en büyük nükleer inşaat sahası’ olarak tanımlayan Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, projede şu anda yoğun ilerleme aşamasına geçtiklerini belirterek, “Bu yıl ilk güç ünitesinde, reaktör gövdesi montajı dahil olmak üzere birçok kilit çalışmanın gerçekleştirilmesini öngörüyoruz. İkinci ünitede iç muhafazanın kademeleri monte edilecek. Üçüncü ünitede, yılsonuna kadar ‘kor tutucu’ düzeneğinin montajı gerçekleştirilecek” diye konuştu.

Sahada önümüzdeki dönemde yapılacak işleri bu sözlerle özetleyen Likhachev, inşaatın başladığı günden bu yana geçen 3 yılda da önemli aşamalar kaydettiklerinin ve son 1 yıldır tüm dünyanın yaşadığı korona virüs salgını sürecinde de çalışmaların durmadığının altını çizdi. Likhachev, “Korona virüs salgını hepimiz için ciddi bir meydan okuma oldu. Ancak karantina önlemlerinin neden olduğu sıkı kısıtlamalara rağmen, şantiyedeki çalışmaları durdurmayacak şekilde süreçleri düzenlemeyi başardık. Bununla birlikte, Rosatom için inşaatı yapan çok uluslu bir ekibin parçası olan herkesin sağlığını korumak, bir öncelik olmuştur ve hep böyle olacaktır” ifadelerini kullandı.

TÜRK FİRMALARININ GÖZDESİ OLDU
Türk iş dünyasından Akkuyu NGS projesine sürekli artan bir ilgi gördüklerini kaydeden Likhachev, şöyle devam etti; “Şimdiden inşaatta malzeme, ekipman, hizmet tedarikini gerçekleştiren ve çeşitli çalışmalar yapan 400’den fazla Türk şirketi yer alıyor. Bugün Türk tedarikçilere verilen sipariş hacmi 2 milyar doları aştı. Şunu vurgulamak önemlidir; projenin genel yüklenicisi, payları yüzde 50/50 eşit olarak bölünmüş olan ortak bir Rus-Türk girişimidir. Yüksek derecede yerelleştirme ve projeye Türk şirketlerinin büyük ölçekli katılımı, Rosatom’un diğer projelerde de işbirliği yapabileceği Türkiye’de nükleer sanayi kümelenmesinin oluşturulmasına katkıda bulunuyor. Türk deyimine göre ‘yalnız taş, duvar olmaz’. Aynı şekilde Türk nükleer projesinin başarılı gelişimi de ortak çabaların sonucudur. Ülke yönetiminin ve Türk sanayisinin katılımıyla, toplumun desteğiyle, ülkenin enerji güvenliğinin temellerinden biri olacak nükleer santrali hızlı ve etkin bir şekilde inşa edebileceğiz.”

Author

Share