BAŞKAN SEÇER, VERİMDER’İN ‘ANADOLU BULUŞMALARI’NA KATILDI

Author

Categories

Share

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Başkan Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlediği toplantıya katıldı. Enerji tasarrufu ve ısı
yalıtımı bilincini artırmak için yapılan toplantıda Başkan Seçer, “Enerjiyi bilinçsizce
kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki, çevreyi
kirletiyoruz” dedi.
İmar konusunda değerlendirmede bulunan Başkan Seçer, çevre dostu planlar yaptıklarını
belirterek, “Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce
imar planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası” diye
konuştu.
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer, “AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha
iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü
Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik
gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone olmalardan kaynaklı, yanlış statüde
abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani
%30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını
kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün sistemi SCADA’dan takip ediyoruz.
%100 verimli hale getireceğiz” dedi.
MERSİN/(FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği’nin
(VERİMDER) enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı bilincini artırmak için başlattığı ‘Anadolu
Buluşmaları’ kapsamında Mersin’de düzenlenen toplantıya katıldı.
HiltonSA’da gerçekleştirilen etkinliğe VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, Dernek İcra
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar
konuşmacı olarak katılarak; iklim değişikliği, enerji verimliliği ve tasarrufu konularında
bilgiler verdi. Başkan Seçer de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda
gerçekleştirdikleri çalışmaları paylaştı. Enerjinin önemine değinen Seçer, “Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz” dedi.
Buluşmada; Başkan Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülcan
Kış, dernek ve oda temsilcileri ile iş insanları da yer aldı.

Başkan Seçer: “Enerjiyi bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor”
Enerjinin bütün bir Türkiye’yi ilgilendiren en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen
Başkan Seçer, “Enerji demek para demek, enerji demek çevre demek. Enerjiyi
bilinçsizce kullandığımız zaman iki kaybımız oluyor. Bir, para kaybımız oluyor; iki,
çevreyi kirletiyoruz. Çünkü daha fazla enerji üretiyoruz. Şimdi bunların tedbirini nasıl
alırız? Burada da iki konu var. Bir, yasalar ve ona bağlı ikinci mevzuatlar; iki,
toplumun bilinçli olması. Her şey yasayla olmuyor” dedi.
Enerji tasarrufu ve bilinçli kullanım için yapılan yasaların denetim altında da tutulması
gerektiğini vurgulayan Başkan Seçer, “Ben Belediye Başkanıyım. Bu konuyla ilgili 2
görevim, sorumluluğum var. Bir yasaları uygulamak. Özellikle işaret edilen enerji
tüketiminin; hele hele biz gibi Akdeniz iklim kuşağı, yani sıcak iklim bölgelerinde konut
ve yapılarda mevzuatlarla, yasalarla, yönetmeliklerle bunu zapturapt altına almak ve
uygulatmaktır. Bir diğer konu da Belediye bir kurum. Orada da hizmet üretiliyor.
Üretim yapılıyor. Hizmet üretmek enerji tüketmek demek. Orada gerekli tedbirleri
almak, hatta örnek uygulamalar yapmak. GES’lere yönelerek topluma örnek olabilmek.
Ya da enerji verimliliğini artırıcı birçok önlemi alıp bunu toplumla paylaşmak.
Toplumu bilinçlendirmek” diye konuştu.
“Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum”
Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliği konusunda yaptığı çalışmaları da aktaran Başkan
Seçer, binalarda ruhsatlandırmanın ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğünü ancak nazım
imar planlarının Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapıldığına dikkat çekerek, şunları
söyledi:
“Bu süreçte biz ilçe belediyeleriyle olması gereken hem yasaların hem de aklın ön
gördüğü uygulamaları başlatmak için gerekli desteği sağlıyoruz. Abdullah Başkan bir
örnek verdi. Akıllı bina yapacak; hem enerjisini kendi üretecek hem efektif bir enerji
kullanacak yapı malzemeleri kullanacak. Bunu teşvik etmek için imarda, diğer standart
imar normlarına göre bir parça iyileştirme sağlayıp onları cezbetmek. Bu makul bir
şeydir. Biz bunu oturup konuştuğumuz zaman makul bulup zaten Büyükşehir
Belediyesi olarak gerekli desteği gösteriyoruz. Şimdi Mersin’de imar planları yapılıyor.
Plansız bir kent olur mu? Mersin plansız bir kent. Maalesef öyle. Şimdi planlı bir kent
olmaya doğru evriliyor.”
İmar konusunda “Büyükşehir Belediyesi imar planlarını geciktiriyor” gibi söylemlerin
kulağına kadar geldiğini söyleyen Başkan Seçer, “Bunu diğer siyasi partilere mensup
belediye başkanları da maalesef sürçü lisan mı ediyorlar, art niyetli mi davranıyorlar,
onlar da söylüyor. TMMOB’a bağlı bütün Odalar burada. Belki de gelmiş geçmiş
belediye başkanları içerisinde TMMOB’a bağlı mühendisler odasıyla en fazla istişare
eden, fikir soran, bilgi notu isteyen, toplantı düzenleyen belediye başkanıyım. Bugüne
kadar imar planlarını kim açtı size Allah aşkına? Benim bilmediğim ayrıntıları sizler
bilmiyor musunuz? Ben rantı önlemek için çaba sarf ediyorum. İmza atacağımız planı
30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra torunlarımız bize intizar etmesin, beddua etmesin diye çaba
sarf ediyorum. Benim arazim yok, böyle bir derdim de yok. Çağdaş bir plan yapalım ve
kentin bütün aktörleri bilsin. Meclisten geçtiği zaman da toplum bir reaksiyon

gösterecekse, buyurun hep beraber bunu topluma anlatalım. Bu benim için de bir
avantaj diyerek bu yolu izliyorum” ifadelerini kullandı.
“İmar Planları bir şehrin anayasasıdır”
Mersin için ve kamu yararı için çaba sarf ettiğinin vurgusunu yapan Başkan Seçer, “Orada
problem olan etaplar var. Bunun da gerekçesi tamamen budur. Buyurun Mimarlar
Odası Başkanı burada, Şehir Plancılar Odası Başkanı burada. Herkesin bilgisi var
burada. Getirsinler bana desinler ki Mühendisler Odası olarak ya da mühendisler
olarak, teknik elemanlar olarak; ‘bunlar doğru işlemlerdir, yapılanlar doğrudur.’
Hemen önünü açalım, Meclis’e sevk edelim, ben de ‘evet’ oyu kaldırayım geçelim. Ama
öyle değil. Farklı şeyler oluyor, kapalı kapılar ardında imar düzenlemelerinde farklı
şeyler oluyor. Bunu niye geniş anlattım affınıza sığınarak; hem bir aydınlanın hem de
yaptığımız planlar şu konuştuğumuz konularla çok ilintili onu söyleyeyim. Çevre dostu
planlar. Yeşil alanlar olsun, ağaç olsun, park olsun, karbon salınımını azaltıcı önce imar
planlarından başlayarak tedbirleri alalım. İmar Planları bir şehrin anayasası. İmar
Planı ve daha sonra ne yapacaksınız… Onu yanlış yaptığınız zaman gömleğin
düğmelerini zaten yanlış iliklemiş olursunuz” dedi.
“Parayı kontrollü kullanır israf etmezseniz, kaynaklar yeter”
Dış ticaret açığının temel sebebinin enerji olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “İran'dan,
Rusya'dan doğalgaz alıyoruz, petrolü dışarıdan; Irak'tan, oradan buradan, önünüze
neresi gelirse, Suudi Arabistan'dan, Katar'dan. Şimdi Amerika'dan. Artık Dolar-TL
dengesi de kalktığı için rakamları da takip edemiyoruz. Şimdi bunu niye söyledim? Yani
dış ticaret açığımızın TL bazında neye denk geldiğini ya da dolar bazında neye denk
geldiğini artık güncel olarak hesaplamamız lazım. Yani TL bazında yansımalarını. Biz
Büyükşehir Belediyesi olarak şunu gördük; yerel yönetimlerin, hele hele Mersin gibi
yüksek vergi ödeyen kentlerde belediyelerin gelirleri iyidir arkadaşlar. Bunu dürüstçe,
açıkça çok az Belediye Başkanı ifade eder. Ben açıkça ifade ediyorum. Siz bu parayı
kontrollü kullanırsanız, israf etmezseniz, abuk sabuk işler yapmazsanız, 10 liralık işi 100
liraya yaptırmazsanız bu kaynaklar yeter. Şimdi Mersin'in durumu budur. Mersin
Büyükşehir Belediyesi'nin 3 yıl önce 1 lira bütçesi vardı, 1 lira borcu vardı. Bakın şu
anda Mersin Büyükşehir Belediyesinin 4 lira bütçesi var, 1 lira borcu var. Bunu nasıl
yaptık? Şimdi bahsedeceğim enerjiyi de ilgilendiren verimli işlerle yaptım” diye konuştu.
“Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden bir tanesi elektrik enerjisiydi”
AR-GE Birimi’ni kurduklarını dile getiren Seçer şunları söyledi:
“AR-GE nedir? Yeniyi aramak, daha iyiyi aramak, araştırmak, kurumunuzu
geliştirmek. Başta da enerjiyi koyduk. Çünkü Sular İdaresi’nin en büyük ideallerinden
bir tanesi elektrik enerjisiydi. Bir geldik gördük ki yanlış ödemelerden, yanlış abone
olmalarından kaynaklı, yanlış statüde abonelerden kaynaklı 100 lira ödememiz gereken
faturaları 130 lira ödüyormuşuz. Yani %30'luk bir kayıp. Bu bir parasal kayıp. Diğer
konu, dedik ki; ‘Enerji SCADA’sını kuralım.’ Şu anda %60-65 seviyelerine geldi. Bütün
sistemi SCADA’dan takip ediyoruz. %100 verimli hale getireceğiz. Nerede ne motor
çalışıyor, sistem durmuş, arıza var, motor kendiliğinden çalışıyor. İşte para gidiyor,
çevre kirleniyor. Nerede kaçak var, nerede suyun debisi fazla, nerede bir motor arızası
var, hepsini oradan görüyoruz. Bu bize muazzam bir enerji verimliliği, efektif, etkin bir

kullanım imkânı sağlıyor. Aynı zamanda su SCADA’sını kurduk. 13 ilçeye sari
yapıyoruz. Bunlar çok büyük yatırımlar, teknoloji yatırımları. Milyon dolarlar
harcıyoruz ama emin olun çok kısa sürede bunun kat kat geri dönüşünü alıyoruz.
Geceleri saat 24.00’dan, 01.00’dan sonra evinizin musluğunu açın, gündüzki tazyik
oranından çok daha şiddetli gelir. Değil mi? Çünkü herkes uykuya dalmıştır. Gereksiz
yere oraya su pompalanıyor. Sistemi zorluyor, sistem patlıyor, arızalar meydana
getiriyor. Biz bunu SCADA’dan takip edip, debinin düşürülmesini sağlıyoruz. Belirli
hatlarda debiyi düşürerek enerji tasarrufu sağlıyoruz. Diğer taraftan Mersin’e
sağladığımız suyu nasıl cazibeli olarak Mersin halkına verebiliriz?”
“Suyu Berdan Havzası’ndan alıyoruz”
Başkan Seçer, Anamur’un girişinden Adana sınırına kadar tüm kuzey bölgesinin Toros
dağlarıyla kaplı olduğunu ve su kaynaklarının oralar olduğunu ifade ederek, “Biz suyu
Berdan Havzası’ndan alıyoruz, Tarsus‘tan. Buraya kadar onu basıyoruz, Mersin’de
tükettiğimiz suyun %85’i oradan geliyor. Bu nasıl geliyor? Elektrik enerjisi tüketiyoruz.
Şu anda ödediğimiz faturanın önemli bir kısmı oradaki terfi merkezlerine ödediğimiz
para. Pamukluk Barajı; tarımsal sulama ve Mersin’in içme suyunu sağlayacak önemli
bir yatırım, uzun süredir devam eden bir yatırım. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Yeni
Tarım ve Orman Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Oradaki su isale hattı yatırımını
DSİ’nin yapıp bizi borçlandırıp teslim etmesi lazım. Milyarlarca liralık bir yatırım.
Umut ediyorum kısa sürede bunu başarabilirsek, Mersinliler de hem enerji tüketmeden
hem cebinden fazla para ödemeden su kullanma imkanına sahip olacak” dedi.
“Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri etkiliyor olması”
Metro projesinden de bahseden Başkan Seçer, “Toplam 35 kilometrenin 13,4 kilometresi
yeraltı metrosu. Diğerleri hemzemin raylı sistem ve tramvay olacak. Bu önemli, değerli
bir yatırımdır. Havayı kirletmeyeceğiz, gürültü kirliliğine sebep olmayacağız, şehrin
trafik sorununu çözeceğiz, daha konforlu, çabuk ulaşım sağlayacağız. Kentte aslında bir
anlamda toplumsal kaynaşmayı sağlayacağız. Çünkü Mezitli’de oturan insan Akdeniz
ilçesine gitmekten imtina etmeyecek ya da Akdeniz ilçesinde oturan bir insan
Yenişehir’e gelip Kültür Park’ta 2 saat geçirmekten imtina etmeyecek” dedi.
Başkan Seçer, Metro projesinin 10 aydır Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarından
ödediği hakedişlerle yürüdüğünü belirterek, “11. aya girdik. Hazine Bakanlığı’nda imzada
bekliyor. En son Cumhurbaşkanı’yla görüşmek gerekiyordu, gittim Sayın
Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüştüm. Üzerinden 1,5 ay geçti, yine bir sonuç
alamadık. Bizim sıkıntımız Türkiye’deki siyasi tartışmaların yerel yönetimleri, yerel
yönetimlerin yatırımlarını, hizmetlerini ve doğal olarak da halkı etkiliyor olması. Halk
bu hizmetleri almakta gecikiyor maalesef. Türkiye’de yaşanan ortam budur. İnşallah
aşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Mersin’in 2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır”
Başkan Seçer, akaryakıta gelen zamlardan sonra Mersinlilerin toplu taşımaya yöneldiğini ve
sefer sayılarının artırılmasına yönelik çok fazla talep aldıklarını söyledi. Seçer, “Mersin’in
2029’a kadar otobüs ihtiyacı kalmamıştır. 272 yeni otobüs almıştık, bunun 67’si dışında
205 tanesi CNG yakıtlı otobüslerdir. Daha sessiz, daha çevre dostu, zaten otobüs dizaynı
olarak da konforlu otobüsler. Yakıta daha az para ödüyoruz, çevreyi daha az
kirletiyoruz. Daha az gürültü kirliliği yaratıyoruz. Bu konuda da belediyemizin önemli
adımlar attığını bilmenizi istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mersin’in ulaşım filosuna kazandırdıkları otobüslerin bilgilerini de paylaşan Başkan Seçer,
ekonomik ömrünü doldurmuş, akaryakıt tüketimi çok fazla otobüsleri tedavülden
kaldırdıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin en genç filosu artık Mersin’de. 2,5 yaş
ortalamasında otobüs filomuz oldu. Biz yönetime geldiğimizde otobüslerin yaş
ortalaması 12’ydi” dedi. Bisiklet yollarına önem verdiklerini de sözlerine ekleyen Başkan
Seçer, enerji için güneşten faydalandıkları hizmetleri anlattı. Akıllı Kavşaklar, Akıllı Led
Uygulamaları, Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralleri ve katı atıktan ürettikleri elektrik enerjisini
anlattı.
Katı atıktan ürettikleri enerji miktarını 134 bin konutu aydınlatmaya eş değer şekilde
yükselteceklerini de söyleyen Başkan Seçer, Biyolojik Arıtma Tesisi’nde arıttıkları suları
kentin peyzaj sulamasında kullandıklarının bilgisini aktardı.
Şişecam Mersin Soda Fabrikası ile imzaladıkları Atıksu Geri Dönüşüm Projesi’nin bilgisini
de paylaşan Başkan Seçer, “Bundan sonra Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkacak
su, Soda Sanayi’nde Şişecam Grubu’nda endüstriyel üretimde proseste kullanılan suya
dönüşecek ve bir taşla bir değil birkaç kuşu vurmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Özyiğit: “Ekoloji konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam
ediyoruz”
Temiz ve yaşanabilir bir çevre için herkese görevler düştüğünü söyleyen Yenişehir Belediye
Başkanı Abdullah Özyiğit, ancak yerel yöneticiler olarak sorumluluklarının bir kat daha fazla
olduğunu vurgulayarak, “Yapacağımız işlerde alacağımız tedbirler, yapacağımız
uygulamalarda bu sorumluluğumuzu bilerek hareket ediyoruz” dedi. 3 yıldır Yenişehir
Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve göreve gelmeden de yönetim anlayışını 6 temel
ilke üzerine kurduklarını, bu ilkelerden birinin de ekoloji olduğunu aktaran Özyiğit, “Ekoloji
konusunda samimi, ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Önemli
adımlar attık. İlk olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen ‘İklim ve
Enerji’ konulu Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık. Bunun da gereğini
yapma konusunda samimiyetle yol alıyoruz. Kentimizde sera gazı emisyonunu azaltmak
ve sözleşmenin gereklerini yerine getirme adına Yenişehir Belediyesi olarak somut
adımlarımızı attığımızı söyleyebilirim” diye konuştu.
Kızıltan: “Enerjini boşa harcama”
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan ise, konuşmasına “Enerjini boşa
harcama” ifadesiyle başladı. Pandeminin insanlara gıda, tarım gibi birçok şeyin önemini bir
kez daha hatırlattığını ve enerjinin de aynı önemde değer taşıdığını belirten Kızıltan, “Enerji,
çok önemli bir nimettir” dedi. Enerjinin büyük çoğunluğunun konutlarda tüketildiğini ve bu
enerjinin de yine büyük çoğunluğunun ısıtma ve soğutmada harcandığını dile getiren Kızıltan,
enerjinin ekonomide de önemli konulardan biri olduğunu bilgisini paylaştı.
Alkim: “Ülke olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz”
Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminde konutların payının yüzde 35 seviyesine kadar
yükseldiğini söyleyen VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki
konutların yüzde 85’inin enerji kimlik belgesine sahip olmadığına dikkat çekerek, “Ülke
olarak tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. İthal edilen enerjinin
22.5 milyar dolarlık kısmı konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Bu koşullar altında,

özellikle enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda
ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25
milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji
faturaları karşısında ısı yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Isı
yalıtımı yapan bina sahipleri, faturalarında %50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. Bu
avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
Munyar: “Eğer konutların tamamında ısı yalıtımını gerçekleştirebilirsek, 7 milyar dolar
civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz”
Konutların ısı yalıtımı ile ciddi tasarruf sağlanacağı noktasında konuşan Dünya Gazetesi
Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Fransa’nın vatandaşlara konut yalıtımı için hibe verdiğini
söyledi. Munyar, şöyle devam etti:
“Son rakam olarak 1 milyon kişiye kullandırmış durumda. Bizim de ülkemizin maalesef
kaynakları sınırlı fakat, 50 bin liralık kredi 5-10 bin liralık hibeye dönüştürülebilse, o
zaman herhalde ısı yalıtımı konusunda daha fazla ve daha hızlı yol alabiliriz. Neden?
Şundan hatırlıyorum. Doğalgaz kentlere girmeye başladığında ilk yatırım maliyeti
vatandaşlara ağır geliyordu. Geçişte bir direnme vardı. Zaman içerisinde daha avantajlı
olduğu görülünce, imkan bulundukça doğalgaza geçiş hızlandı. Dolayısıyla ilk yatırım
maliyetini hibeyle karşılayabilsek, aslında o zaman biraz daha şansımız artar ve bu işin
üstesinden gelmeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. İşte rakamlar ortada. 7 milyar
dolar civarında bir tasarruf sağlayabiliyoruz. Eğer konutların tamamını ısı yalıtımı
haline getirebilirsek.”
Korkmaz: “2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da
yaygınlaştırılması gerekiyor”
Enerji maliyetlerinin artışına ek olarak enerji kaynaklarına erişimin de her geçen gün
zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz ise
önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemlerin beklediğini söyledi. Enerji
verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçerek ciddi yatırımlar
planladığını ifade eden Korkmaz, “Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli
stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma
hedefine ulaşmak için 1 trilyon euroluk kaynak oluşturdu. Program kapsamında 2030
yılına kadar 260 milyar eurosunu Avrupa genelinde konutun enerji verimli olarak
yenilenmesi için ayırdı. Dünya ülkeleri konutların enerji verimli hale getirmeden
karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkındalar bu kapsamda politika
üretiyorlar. Ülkemizde ise maalesef mevcut konutlarımız enerjide verimsiz olarak inşa
edilmiş durumda. Konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji
kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor” dedi.

Author

Share