YASAKSIZ DİYET LİSTEMLE BAŞARILI SONUÇLAR ALIYORUM

Author

Categories

Share

Lisans eğitimini derece ile tamamlayıp 6 yıldır Mersin’de danışanlarına hizmet veren şu an VM Medicalpark Hastanesi’nde görevini sürdüren Diyetisyen Meltem Gök, diyetisyen olma hikayesini ve obezite tedavisi gören hastalara tedavi olmanın sağladığı faydaları ROTALİFE Dergi okuyucuları için anlattı.

Bana göre sağlıklı beslemek ruh, beden ve zihnin doyurulmasıdır. Bunun için hepimizin ihtiyaçları farklıdır. Bu ihtiyaçlar bir uzman tarafından listelenebilir ama en önemli teması da kişiyi mutlu edip, diyeti sürdürülebilir kılmasıdır.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

17 Kasım 1990’da Mersin’de, doğdum, temel eğitimimi Mersin’de tamamladım. 2009 yılında Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünü kazandım. 2014 yılında derece ile lisansımı tamamladım. 2014-2015 yılları arasında Özel Mersin Akdeniz Hastanesinde, 2017-2018 yıllarında Özel Mersin Ortadoğu Hastanesinde, 2018-2019 tarihlerinde NDC Danışmanlık Merkezi’nde çalıştım. 2019’dan bu yana VM Medicalpark Mersin Hastanesi’nde görevimi sürdürmekteyim.

Klasik ve klişe olan bir soruyla devam etmek istiyoruz. Neden Diyetisyen olmayı tercih ettiniz?

Sorunuz çok hoşuma gitti, çünkü mesleğimle örtüşen bir hikayem var. Kilolu bir çocuk olarak çocuk yaşlarda diyetisyenle tanışıp başarılı bir zayıflama süreci deneyimledim. Bu da bana bugün danışanlarımı daha iyi anlama şansı verdi. Aslında oldukça sağlıklı mutfağa sahip bir ailede büyüdüm. Ben çok iştahlı bir çocuktum, bu nedenle de kilolar kaçınılmaz oldu. Ailemin vizyonu sayesinde bir diyetisyen desteği almaya karar verdik. Aslında itiraf ediyorum ilk etapta hiç de oralı olmadım. Hatta diyeti yapmamak üzere randevuya katılmama rağmen, zayıflayan bir kişinin son halini görmek bana büyük bir motivasyon oldu. Gerçekten de o an diyetime sadık kalmaya karar vermiştim. Netice olarak kısa bir sürede hedef kilomuza ulaştık tabi bu da beni çok mutlu etti. Danışanlarımla benzer yollardan geçip onların zorlandığı noktaları biliyor olmak da mesleğimi daha da çok severek yapmama neden oldu.

Yasak kelimesi sizin tedavi ve öneri lügatinizde yok. Bu da sizi ayrı bir yere koyuyor. Beslenmede hangi ilkeleri savunduğunuzu söyleyebiliriz?

İşini severek yapan ve sürekli çalışarak, yenilikleri takip ederek kendini geliştiren herkesin takdir görmesini dilerim. Söylediğiniz gibi yasaksız bir tedavi ve öneri liste ile doğru seçimler yapmayı öğrenerek diyetin mutluluk olduğunu savunuyorum. Bunun için de herkesin kendi yaşam standardına uygun listeleri benimsemesi ama bunun işin uzmanından öğrenilmesi gerektiğini vurguluyorum.

Uzmanlık Alanlarınız nelerdir?

Sağlıklı Beslenme Danışmanlığı, Obezitede Beslenme Tedavisi ve Ağırlık Yönetimi, Sağlıklı Kilo Almada Beslenme, Bariatrik Cerrahide Beslenme, Sporcu Beslenmesi, Çocukluk Çağı Beslenmesi, Ergenlik Döneminde Beslenme, Gebe ve Emzikli Beslenmesi, Diyabette Beslenme, Böbrek ve Karaciğer Hastalıklarında Beslenme, Hipertansiyonda Beslenme, Kanser ve beslenme, Sindirim Sistemi Hastalıklarında Beslenme, Sinir sistemi hastalıklarında beslenme ve diğer hastalıklarda beslenme.

Zayıflamak için size başvuranlarda öncelikle hangi konuları değerlendiriyorsunuz?

Kan değerleri ve beslenme öyküleri ilk incelediğim şeyler. Bunun dışında önceki yıllarda kilo öyküleri, travmatik dönemleri, şikayetlerinin başlangıç öyküsü, başvurdukları çözüm yolları, onları sağlıksız beslenmeye iten psikolojik nedenler diğer değerlendirdiğim konular.

İlk olarak Obeziteyi tanımlama ile başlarsak, Obezite nedir ve Vücut Kitle İndeksi nasıl hesaplanır?

Obezite, vücutta sağlığını bozacak ölçüde aşırı ve anormal yağ birikmesidir. Obezitenin hesaplanmasında boy ve kilo değeri üzerinde yapılan vücut kitle indeksi(vki)- Body Mass Index(BMI) hesaplaması kullanılır:  Vücut kitle indeksi(beden kitle indeksi) hesaplama değeri 30’un üzerinde olan kişi obez, 40’ın üzerinde olan kişi ise morbid obez olarak kabul edilir.

Obezite konusunda değerlendirme yaptığımızda hangi yaş grupları risk altında ?

Risk bütün yaş grupları için var. En büyük risk grubu adölasan (ergenler) grubudur diyebiliriz çünkü adölesan çağında(ergenlik) obez olan kişiler erişkin dönemde de obez olmaya devam ediyor. ( % 87)

Obezitenin tedavisi nasıl olmalı? Daha doğrusu sizce ilk olarak hangi yolu tercih etmek gerekiyor?

Yaşam şekli değişikliği tedavinin ilk basamağıdır. Öncelikle kişinin mutlaka egzersiz yapması ve sağlıklı beslenmesi gerekir. Polikliniğimizde hem obez hastalarımıza hem de diyabet gibi kronik hastalıklara sahip olan hastalarımıza hizmet vermekteyiz. Her iki hastalığında en önemli şey yaşam şekli değişikliği. Aslında toplumda diyet dendiğinde danışanlarımız bunu kısıtlayıcı bir tarz olarak algılıyor fakat bizim bahsettiğimiz sağlıklı ve yeterli beslenmeyi diyet diye adlandırmamak lazım tıbbi beslenme tedavisi demek daha doğru bir tanımlama. Yani sağlığa uygun şekilde beslenmek besinlerin yasaklanması, herhangi bir şeyin yok sayılması değil neyin ne zaman ne kadar tüketeceği bilincini kişiye vermekle ilgili bir durum.

Peki röportajımızı, obezite tedavisi gören hastalara tedavi olmanın sağladığı faydalar neler diye bitirirsek bu konuda neler eklemek istersiniz?

Kişi kilo verdiğinde hipertansiyon, diyabet ve kolestrol yükseliği gibi durumların beslenme yoluyla da düzelebileceğini göstermiş oluyoruz. Kilosunun %20 sini veren bir kişide en iyi antihipertansif ilaç kadar kan basıncında düzelme görüyoruz. Ayrıca kilosunu düzeltebilen kişide de en iyi diyabet ilacı kadar kan şekerinin düzeldiğini görüyoruz. O yüzden tedavinin ilk basamağı sağlıklı beslenme ve egzersiz yaparak ideal kiloya gelmek, bu kiloyu koruyarak yaşamına sağlıkla devam etmeyi hedeflemeliyiz.

Author

Share